Türk Müziği https://turkmuzigidergisi.com/index.php/tm <p> Türk Müziği dergisi, hakemli ve üç ayda bir <strong> Türkçe-İngilizce (iki dilli)</strong> dilinde yayınlanan bir dergidir (Eylül 2026 sayısından itibaren). İki dilli yayımlanacak makalelerde tam metin önce Türkçe, ardından aynı metnin İngilizce çevirisi olacak şekilde yayımlanır. (<strong>Amaç)</strong> Türk müziğini disiplinlerarası, analitik ve veriye dayalı yaklaşımlarla incelemeyi amaçlamaktadır. (<strong>Kapsam)</strong> Türk müziğinin kuramsal, uygulamalı ve betimsel yönlerini, kültürlerarası, dinlerarası ve ülkelerarası (örneğin Balkanlar ve Türk Dünyası Ülkeleri) bağlamlarda veriye dayalı metodolojilerle ele alan araştırmaları içermektedir. Osmanlı müziği araştırmaları da dergimiz kapsamındadır.</p> <p><em>Not: Uluslararası yazarların makalelerinin Türkçeye çevrilmesi editörlüğümüzce desteklenmektedir. </em></p> tr-TR turkmuzigieditor@gmail.com (Orkun Zafer Özgelen) turkmuzigieditor@gmail.com (Orkun Zafer Özgelen) Wed, 30 Sep 2026 00:00:00 +0000 OJS 3.3.0.13 http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss 60 Orta Asya ve Türk müzik kültüründe Afgan rubabı: Tarihsel gelişim, yapısal özellikler ve modernleşme https://turkmuzigidergisi.com/index.php/tm/article/view/209 <p>Bu çalışma, Afgan rubabının tarihsel gelişimini, yapısal özelliklerini ve modernleşme sürecini Orta Asya ve Türk müzik kültürü bağlamında incelemektedir. Tarihsel kaynaklara, organolojik araştırmalara, görsel materyallere, müze örneklerine ve yazarın bilimsel ve uygulamalı çalışmalarına dayanan makalede; Afgan rubabı, Buhara, Tacik, Pamir, Hint ve Keşmir rubabları ile sarangi karşılaştırılmaktadır. Karşılaştırmalı analiz; gövde yapısı, ses tablasında kullanılan malzemeler, tel düzeni, çalım pozisyonu, ses üretimi ve icra tekniği üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bulgular, Afgan rubabının özellikle derin ve kama biçimli gövdesi, yan oyukları, kısa sapı, deri kaplı rezonans bölümü ve yatay mızrap tekniği bakımından Buhara ve Tacik rubablarıyla önemli yapısal ve işlevsel benzerlikler taşıdığını göstermektedir. Pamir ve Keşmir çeşitleri de gövde biçimi, çalım pozisyonu ve tel düzeni açısından dikkate değer ortaklıklar sergilerken, Hint rababı yakın yapısal benzerlikler göstermektedir. Buna karşılık sarangi, dikey çalım pozisyonu ve yaylı icra tekniği bakımından temel bir farklılık ortaya koymaktadır. Bu karşılaştırmalar, Afgan rubabının yalnızca tek bir ulusal geleneğe ait bir çalgı olarak değil, birbiriyle ilişkili Orta Asya rubab ailesinin parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini desteklemektedir. Çalışma ayrıca Özbekistan’da gerçekleştirilen modernleşme sürecini; sap uzunluğu, perde sistemi, akort mekanizmaları, tel malzemeleri, ses alanı ve ergonomik tasarımda yapılan değişiklikler üzerinden incelemektedir. Özellikle değiştirilmiş yedi telli Afgan rubabının üst bölgelere erişimi kolaylaştırdığı, entonasyonu geliştirdiği, teknik serbestliği artırdığı ve icra imkânlarını genişlettiği belirlenmiştir. Sonuç olarak Afgan rubabının tarihsel sürekliliği ve modern dönüşümü; çağdaş icraya, müzik eğitimine, orkestral uygulamalara ve Türk müzik mirasının korunmasına önemli katkı sağlamaktadır.</p> Azatgul Rakhimovna Tashmatova Telif Hakkı (c) 2026 Türk Müziği https://creativecommons.org/licenses/by-nc-nd/4.0 https://turkmuzigidergisi.com/index.php/tm/article/view/209 Fri, 31 Jul 2026 00:00:00 +0000 Türk müzik kültürünün dijital platformlardaki eğitimsel aktarımı: YouTube’daki bağlama eğitim içeriklerinin pedagojik kalite açısından incelenmesi https://turkmuzigidergisi.com/index.php/tm/article/view/210 <p>Bu araştırmanın amacı, YouTube platformunda bağlama eğitimine yönelik içerik üreten kanalların eğitim içeriklerini, öğretim yaklaşımlarını ve teknolojik-görsel sunum özelliklerini inceleyerek dijital ortamda gerçekleştirilen bağlama eğitiminin mevcut durumunu ortaya koymaktır. Araştırma, nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması deseninde yürütülmüş; araştırma verilerinin elde edilmesinde doküman incelemesi tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmada ölçüt örnekleme yöntemi kullanılarak beş YouTube bağlama eğitimi kanalı seçilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacılar tarafından geliştirilen YouTube Bağlama Eğitimi İçerik Kontrol Listesi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, incelenen YouTube kanallarında bağlama eğitiminin ağırlıklı olarak türkü/eser öğretimi ve uygulamalı gösterimler üzerinden yürütüldüğü belirlenmiştir. İçerik boyutunda kısa sap bağlama eğitimi, başlangıç düzeyi dersleri, süsleme teknikleri, nota ve görsel materyal kullanımı ile akort öğretiminin öne çıktığı; orta ve ileri düzey içerikler, uzun sap bağlama eğitimi, teknik egzersizler, ara geçiş çalışmaları ve solfej uygulamalarının ise daha sınırlı kaldığı görülmüştür. Öğretim sürecinde sözlü açıklamalar ve uygulamalı gösterimler yaygın biçimde kullanılırken, teknolojik ve görsel sunum açısından yakın plan kamera çekimlerinin öne çıktığı, birden fazla kamera açısının kullanımının ise oldukça düşük düzeyde kaldığı tespit edilmiştir. Ayrıca, Türk halk müziği icra geleneğinin temel unsurlarından biri olan yöresel tavır öğretimine incelenen kanalların hiçbirinde yer verilmediği belirlenmiştir. YouTube’da bağlama eğitimine yönelik içeriklerin seviyelendirilmiş bir öğretim anlayışıyla yapılandırılması, teknik becerilerin sistematik biçimde geliştirilmesi, teknolojik-görsel sunum olanaklarının daha etkin kullanılması, içerik üreticilerinin daha planlı ve bütüncül öğretim içerikleri hazırlaması ve gelecekteki araştırmalarda dijital bağlama eğitiminin daha geniş örneklemler üzerinden incelenmesi önerilmektedir.</p> Hüseyin Kaynak- Halil İbrahim Candan Telif Hakkı (c) 2026 Türk Müziği https://creativecommons.org/licenses/by-nc-nd/4.0 https://turkmuzigidergisi.com/index.php/tm/article/view/210 Fri, 14 Aug 2026 00:00:00 +0000 Kantodan caza: Geç Osmanlı’dan Erken Cumhuriyet’e popüler müziğin alımlanması https://turkmuzigidergisi.com/index.php/tm/article/view/202 <p>Bu çalışma Geç Osmanlı’dan Erken Cumhuriyet’e uzanan süreçte kanto, operet, tango ve caz gibi popüler müzik türlerinin nasıl alımlandığını ve hangi meşruiyet kaynaklarına dayandığını incelemektedir. Bu kapsamda Türkiye’de erken dönem popüler müziğin Batılılaşma, modernleşme, bürokratik alan, kamusal temsil, toplumsal cinsiyet ve sınıf temelindeki güç ilişkileri zemininde müzakere edildiği gösterilir. Çalışmanın teorik çerçevesi, müziksel alımlamayı popüler ve elit meşruiyet kaynakları arasındaki çekişme bağlamında ele alır. Metodolojik olarak tarihsel etnomüzikoloji perspektifinden hareketle Türkiye’de erken dönemde öne çıkan kanto, operet, tango ve caz araştırma nesneleri olarak belirlenir; bu türler birincil ve ikincil kaynakların tarihsel ve yorumlayıcı nitel analizi temelinde çözümlenir. Kanto, Geç Osmanlı’da geniş bir izlerkitleye sahip olmasına rağmen ahlaki söylemler çerçevesinde entelijansiya tarafından sertçe eleştirilir ve elit meşruiyet kazanamaz. Operet ise Batı sanat müziği geleneğiyle irtibatlı olsa da operaya nazaran gayriciddi görüldüğünden elit meşruiyeti sınırlı kalır. Tango; Cumhuriyet’in yeni paradigması doğrultusunda bedenselliği, kadın imgesi ve Cumhuriyet balolarındaki işlevi sayesinde hem popüler hem de elit meşruiyet zemini bulur. En nihayetinde caz; mütareke yıllarında Pera gece hayatı, işgal koşulları ve uyuşturucuyla özdeşleştirilerek ahlaki panik tetiklerken, Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Batılı karakteri sayesinde kısmi elit meşruiyet edinir. Söz konusu örneklerden hareketle, popüler müziğin tekil bir kategori olarak ele alınamayacağı; her müzik türünün kendi tarihsel, kültürel ve ideolojik bağlamı içerisinde alımlandığı vurgulanmaktadır. Türkiye’de erken dönem popüler müzik tarihi, yalnızca müzik türlerinin gelişim süreci olarak değil, müziksel alımlama perspektifinden bakıldığında, aynı zamanda farklı türlerin meşruiyet mücadelelerinin tarihi olarak da okunabilir.</p> Selim Tan Telif Hakkı (c) 2026 Türk Müziği https://creativecommons.org/licenses/by-nc-nd/4.0 https://turkmuzigidergisi.com/index.php/tm/article/view/202 Fri, 21 Aug 2026 00:00:00 +0000 Türk müziği araştırmalarında hesaplamalı etnomüzikoloji çalışmaları için güvenilir bir araç: MakamKit https://turkmuzigidergisi.com/index.php/tm/article/view/214 <p>Bu makale, Türk makam müziği için geliştirilmiş MakamKit adlı analiz motorunun yeteneklerini tanıtır, ölçülmüş başarımını bildirir ve bu ölçümler sırasında ortaya çıkan bir aktarım sorununu tartışır. Motorun en temel özelliği, makam müziğinin kendi perde dünyasını bozmadan taşımasıdır: dijital notadan koma bilgisinin yeniden kurulması, 511 eser ve 129.151 nota üzerinde denetlenmiş ve binde iki hata payıyla neredeyse eksiksiz bulunmuştur; yani eser, motorun içinden geçerken Batı’nın on iki sesli düzenine yuvarlanmamaktadır. Bunun üzerine kurulan çözümleme katmanlarında motor, daha önce hiç görmediği 180 eserlik bir sınav takımında makamı eserlerin dörtte üçünden fazlasında ilk adayında, tanıdığı makam adlarıyla sınırlı bakıldığında ise onda dokuza yakınında doğru bilmektedir. Usul ve biçim tanıma, bu çalışmayla birlikte ilk kez sayısal olarak ölçülmüştür: on yedi usulde 2.586 eser üzerinde usulün ilk üç aday içinde doğru bulunma oranı yaklaşık yüzde doksan üç, yedi biçimde 1.820 eser üzerinde biçimin ilk adayda doğru bilinme oranı yaklaşık yüzde seksen yedidir. Ses kaydından makam tanıma, seyrin en çıplak duyulduğu solo taksimde güvenilir, geçkilerle örülü topluluk icralarında ise beklendiği gibi daha kırılgandır. Basılı nota tanımada ise motor, sayfadaki bir işaretin hangi perdeye karşılık geldiğini on notadan dokuzunda bir koma yanılma payı içinde doğru hesaplarken, o sayfadaki eserin makamını güvenilir biçimde adlandıramamakta; motor bunu gizlemek yerine, uzman onayı tamamlanmadan temiz çıktı vermeyi reddetmektedir. Motorun tasarım ilkesi budur: bilmediğinde susar, emin olmadığında aday sıralar, kaynağı yetersizse hiç cevap vermez. Bu titizlik sayesinde ortaya bir de beklenmedik bulgu çıkmıştır: aynı eserin iki farklı dijital nüshası, eserin karar perdesi konusunda her dört eserden birinden fazlasında birbiriyle anlaşamamaktadır. Bu, motorun değil külliyatın sorunudur ve bugüne dek bu ölçekte ölçülmemiştir; meşkten notaya, notadan baskıya uzanan aktarım zincirine dijital nüshanın da bir halka olarak eklendiğini gösterir. Makalenin katkısı iki yönlüdür: makam müziği için ölçülmüş başarımı ve kaynak-güven düzeni açıkça belgelenmiş bir araştırma aracı tanıtmak, ve bu aracın imkân verdiği bir aktarım bulgusunu alanın gündemine taşımak. Yazılımın iç tasarımı, lisans durumu gereği kapsam dışıdır.</p> Seyhan Canyakan Telif Hakkı (c) 2026 Türk Müziği https://creativecommons.org/licenses/by-nc-nd/4.0 https://turkmuzigidergisi.com/index.php/tm/article/view/214 Mon, 31 Aug 2026 00:00:00 +0000 Türk müziğinde 20. yüzyıl kanun icracılığının evrimi: Meşk sisteminden kurumsal eğitime geçiş https://turkmuzigidergisi.com/index.php/tm/article/view/177 <p>Türk musikisi, makamsal yapı, üslûp, usûl ve icradaki tavır özellikleri sebebi ile tarih boyunca çok katmanlı bir kültürel miras olan meşk yöntemiyle kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Bu sistemde eğitim, birebir uygulamaya dayalı usta-çırak ilişkisi ile yürütülmüş ve yüzyıllar boyunca icracılığın temelini oluşturmuştur. Türk Musikisi’nde önemli bir yere sahip olduğu düşünülmesine karşın meşk sistemi üzerine yapılan çalışmalar halen sınırlıdır ve çeşitli belirsizlikler içerdiği görülmektedir. Bu çalışma, literatürde görece sınırlı biçimde ele alınan meşk sistemini, günümüz kurumsal müzik eğitimi ile ilişkisi bağlamında, kanun sazı özelinde incelemeyi; elde edilen bulgularla gelecekte yapılacak araştırmalara katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılarak kapsamlı bir literatür taraması gerçekleştirilmiştir. Literatür taraması sırasında ‘’Google Scholar’’ ve ‘’YÖK-Tez’’ veri tabanlarının yanı sıra konuya ilişkin temel kaynaklar incelenmiştir. Araştırma, ‘’Kanunda Meşk’’, ‘’20. Yüzyıl Türk Musikisi’’, ‘’Meşk Sistemi’’, ‘’Kanun Sazı’’, ‘’Usta-çırak ilişkisi’’ ve ‘’Türk Müziği Eğitimi’’ gibi anahtar kelimeler doğrultusunda yapılandırılmıştır. Analiz kapsamında Türk Musikisi’nde meşk sistemi, kanun sazının bu sistem içindeki yeri ve geçirdiği dönüşüm, usta-çırak ilişkisinin icracılığa etkisi ve kurumsal müzik eğitimi ile meşk sistemi arasındaki etkileşim gibi konular ele alınmıştır. Ayrıca Osmanlı Dönemi, Cumhuriyet Dönemi ve günümüzü temsil eden kanun icracılarının eğitim geçmişleri, icra biçimleri ve müzikal yaklaşımları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, 20. yüzyılın başında geleneksel meşk yönteminin belirleyici olduğunu, yüzyılın ikinci yarısından itibaren ise konservatuvar temelli eğitimin icracılık anlayışını şekillendirdiğini ortaya koymaktadır. Bu dönüşüm, kanunun teknik kapasitesinde ve repertuvar çeşitliliğinde önemli bir genişlemeye yol açmıştır. Aynı zamanda meşk sistemi ile kurumsal müzik eğitiminin sentezlenmesiyle yeni bir gelişim alanının ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak kanun icracılığı geçmişten günümüze kadar beslenmiş olduğu meşk sistemini korumakla beraber çağdaş müzik eğitimi ile bütünleşerek sürekli gelişen ve zenginleşen kümülatif bir yapıya dönüşmüştür.</p> Aymira Doğanyılmaz Telif Hakkı (c) 2026 Türk Müziği https://creativecommons.org/licenses/by-nc-nd/4.0 https://turkmuzigidergisi.com/index.php/tm/article/view/177 Thu, 10 Sep 2026 00:00:00 +0000 Gelenekten geleceğe Türk Müziği: Prof.Dr. Cenk Güray ile meşk, makam, doğaçlama ve tarihsel müzikoloji üzerine bir görüşme https://turkmuzigidergisi.com/index.php/tm/article/view/216 <p>Bu çalışma, Türk müziği teorisi, tarihsel müzikoloji ve icra alanlarındaki çalışmalarıyla tanınan Cenk Güray ile gerçekleştirilen görüşmeden hareketle Türk müziğinin aktarım, kuram, üretim ve gelecek perspektiflerini ele almaktadır. Nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde görüşme tekniğinin kullanıldığı çalışmada, görüşme sırasında ortaya konulan düşünceler ilgili örnekler ve kaynaklarla desteklenerek makale formatında değerlendirilmiştir. Görüşmenin temel eksenlerini meşk sisteminin günümüzdeki işlevi, makam kavramının tonal ve modal sistemlerle ilişkisi, doğaçlama ve taksimin müzikal üretimdeki rolü, geleneksel müzik hafızasının çağdaş bestecilik yaklaşımlarıyla ilişkisi, tarihsel müzikolojinin Türk müziği araştırmalarına sağlayabileceği katkılar ve Türk müziğinin geleceği oluşturmaktadır. Güray’ın değerlendirmelerinde meşk, yalnızca repertuar aktarımına dayalı bir öğretim yöntemi değil, teori, icra ve farklı düşünsel alanları bir araya getiren bütüncül bir müzik eğitimi anlayışı olarak öne çıkmaktadır. Makamın ise yalnızca perde dizileri üzerinden değil, ezgisel hareketler ve işlevler doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Doğaçlama, geleneksel müzik hafızasının icra ve bestecilik yoluyla yeniden üretimini sağlayan temel unsurlardan biri olarak ele alınırken; tarihsel müzikoloji açısından müzik kaynaklarının dönemin edebiyat, felsefe, astronomi, astroloji ve inanç dünyasıyla birlikte okunmasının gerekliliği ortaya konulmaktadır. Görüşme sonucunda Türk müziğinin geleceğinin, geleneğin değişmeden korunmasından ziyade onun üretim mantığının ve düşünsel arka planının anlaşılması ve bu birikimin çağdaş teorik, teknolojik ve yaratıcı imkânlarla yeniden ilişkilendirilmesiyle şekillenebileceği düşüncesi belirginleşmektedir.</p> Orkun Zafer Özgelen Telif Hakkı (c) 2026 Türk Müziği https://creativecommons.org/licenses/by-nc-nd/4.0 https://turkmuzigidergisi.com/index.php/tm/article/view/216 Sun, 13 Sep 2026 00:00:00 +0000